MAKALELERİMİZ

   - ÇOCUK PSİKOLOJİSİ -


İDRAR KAÇIRMA(ENÜREZİS)

Çocuk idrar kontrolünü 2-3 yaşında gündüz, 3-4 yaşında gece kazanır.

5 yaşına kadar zaman zaman altına ıslatılması problem olarak görülmeyebilir. Fakat çocuğun herhangi bir organik hastalığı veya bozukluğu yok ise 5 yaşını geçmiş ise idrar kaçırma artık problem olarak kabul edilmelidir. Ayrıca son üç ayda haftada en az iki kez idrar kaçırma gözlenmesi enüresiz olarak kabul edilmektedir.

İdrar kaçırma sadece gece yada sadece gündüzleri olabileceği gibi hem gece hemde gündüz görülebilir.

Bebeklikten itibaren idrar kontrolü hiç kazanılmamış olabileceği gibi kazandıktan sonra tekrar idrar kontrolü kaybedilebilinir. Bebeklikten itibaren tuvalet kontrolu kazanılmamış ise uygulanan yöntem ve ebeveyn tutumlarına dikkat çekilmelidir.Kontrolü kazandıktan sonra kaybetme durumlarına daha çok çevresel stres faktörleri yol açabilir.

İdrar kaçıran çocukların birinci dereceden akrabalarında da geçmişte görülme oranı fazladır. Bu durum bazen ailelerin tedaviye başvurmama yada geç başvurmalarına neden olabilmektedir. Bu yaklaşım idrar kaçırmaya bağlı çocukta görülen duygusal sorunları erteleme veya artıran bir unsur olmaktadır.

Tedaviye öncelikle çocukta organik olarak bir bozukluk olup olmadığının araştırılmasıyla başlanılmalıdır.Ayrıca hormonal, metabolik nedene bağlı idrar kaçırma olup olmadığının araştırılması gerekir.

Tuvalet eğitimine uygun zamanda başlanılmaması, idrar kaçırma problemini destekleyen unsurlar arasındadır. Erken başlanıldığında (1.5 yaş öncesi) çocuk biyolojik olarak hazır olmayacaktır. Bu nedenle de inatlaşma görülebilir.

Tuvalet eğitimine geç başlanılması (2.5 yaşından sonra )çocuğun kontrolu kazanmasını zorlaştırabilir.Çünki bezli olmak çocuk tarafından normal kabul edilebilinir. Bu nedenle de tuvalet kontrolünü kazanmada sorun yaşanabilir.

Çocukta biyolojik olgunluk belirtileri gözlemlenebiliyorsa düzenli ve uygun aralıklarla tuvalete götürülmeli ve bezi açılmalıdır. Zaman zaman idrar kaçırma durumlarında eleştirisel yada ayıplar tarzda yaklaşılmaması gerekir. Aşırı temiz,titiz,düzenli,sert ve eleştirisel ebeveyn yaklaşımları idrar kaçırma problemine yol açabilir. Aynı şekilde gevşek, tutarsız, abartılı yaklaşımlar da bu süreçte sağlıklı tutum olmayacaktır.

Ailenin çocuğa bebeksi yaklaşımı, aşırı koruyucu tutumuda idrar kaçırma problemine yol açabilir.

Çocuğun yaşamındaki önemli değişiklikler ölüm, boşanma, okula başlama, okul başarısızlığı gibi durumlarda da idrar kaçırma problemi gözlemlenebilir.

Çocuğun, kapasitesinin üzerinde ebeveyn beklentisi, çocuğun yeteri kadar onaylanmaması ve bastırılmış saldırganlık durumlarında da idrar kaçırma görülebilir.

İdrar kaçırma probleminin olduğu çocukta utanç, suçluluk, çekingenlik, yetersizlik duyguları ve düşük benlik algısı eşlik eder. Tedavinin geçiktirildiği durumlarda bu duygu sorunlarında daha fazla artış gözlemlenmektedir. Ayrıca bu durum çocuğun sosyal ilişkileri ve okul başarısı olumsuz etkileyebilir.

Çocuk bu durumun başkaları tarafından duyulmasından oldukça çekinir. Bu nedenle aile içerisinde bu noktaya özen gösterilmeli ve alay edilmemelidir.

İdrar kaçırma aile üyeleri içinde yorucu bir durumdur. Bununla beraber idrar kaçırmanın çoğunlukla istem dışı olduğu bilinirse ebeveynin duyduğu duygular farklılaşabilir.

Çocuk istemli yapıyor olsa bile altında yatan problemleri ifade ve çözüm yolları çocuğa öğretilmelidir.

İdrar kaçırma probleminin organik yönü olmadığı netleştirildiğinde diğer tedavi yöntemlerine geçilebilinir. Psikoterapik yaklaşımlarla duygusal rahatlama ve ifade becerileri kazandırılabilinir.

Davranışçı yöntemle tuvalet eğitim programı hazırlanabilir. Tedavide çocuğun katılımını sağlama önemli bir noktadır. Bu durum başka çocuklarda da görülebileceği, kendisine yardım edilerek bu probleminin çözebileceği, güveni ve mesajını çocuğa vermek, tedavide önemli bir adımdır.




çocuk psikolojisi ana sayfasına dönmek için tıklayın



İDA PSİKİYATRİ MERKEZİ © 2009 | bize ulaşın