MAKALELERİMİZ

   - ÇOCUK PSİKOLOJİSİ -


BİLGİSAYARLAR-İNTERNET VE ÇOCUKLARIMIZ

Çağımızın en güçlü kitle iletişim kaynaklarından biri olan bilgisayarlar, yaşamımıza birden bire giren internet bugün bilgilenme, işlem yürütme, haberleşme, eğitim ve eğlence fonksiyonlarıyla hayatımızın ayrılmaz bir parçası olmuştur.

İnternetin, öğrencilerin eğitiminde büyük yararları olduğu bir gerçektir. Özellikle ödev yaparken, yeni bir konunun araştırmasını yaparken büyük kolaylıklar getirmektedir. İnternet sayesinde, çocuklar elektronik posta ve sohbet odaları aracılığıyla yeni dostluklar kurmakta, WEB sitelerinde gezinerek yeni bilgiler edinebilmekte, okul projelerine yeni materyaller bulabilmektedirler.

İnternet, teknolojisinin de ilerlemesiyle, yararları her geçen gün biraz daha artmakta,gelişmeleri izlemek dahi başdöndürücü bir hıza ulaşmaktadır

Velilerimizle yaptığımız görüşmelerde pek çok ailenin bu konuda sıkıntıda olduğunu bazende çaresiz kaldıklarını ve yasaklara yöneldiklerini gözlemliyoruz. Bu yeni teknolojinin çocuklar için en yapıcı biçimde nasıl kullanılması gerektiği konusunda, elimizde ne kapsamlı araştırmalar ne de yol gösterici ilkeler vardır. Bilgisayar kullanımı için “gelişimsel hazır-oluş” gibi çok önemli meseleler daha yeni yeni irdelenmeye başlamıştır. 14 yaşındaki bir çocuk için doğru olan şey, 4 yaşındaki bir çocuk için doğru olmayacağı gibi, zararlı da olabilir.

Duygusal, toplumsal, bireysel ve sağlığa ilişkin zararların neler olduğu üzerine sorular da yeni yeni sorulmaya başlanmıştır ve bu soruların pek çoğu henüz yanıtlanmış da değildir.

Yararı ve çekiciliği bu kadar açık olan internet, aynı zamanda çocuk yönünden bir takım olumsuzlukları ,hatta tehlikeleri de beraberinde getirmektedir.

Gelişmiş ülkelerde yapılmış ve yapılmakta olan araştırmalar bu gerçeği katı bir şekilde ortaya koymaktadır. Çoğu anne-baba kendilerinin bilgisayar kullanmayı bilmediğini bu konudan anlamadıklarını belirtmekte ve kendilerini çağın gerisinde görmektedirler.Oysa bilgisayar kullanmak o kadar da zor bir şey değildir. Çocuğunuzun bilgisayar konusunda size öğretecekleri olabilir ama çok daha önemli şeyleri öğretmek ve yönlendirmek öncelikli olarak sizin görevinizdir.

1) FİZİKSEL ETKİLER:

Fiziksel etkiler dediğimizde, doğrudan sağlığı tehdit eden problemleri anlıyoruz. Yetişkinler için bile potansiyel bu etkiler, gelişmekte olan çocuklar için çok daha büyük risk içerebilir. Üstelik çocuklar direkt olarak bir değerlendirme yapamayacakları için anne-babaların iyi gözlemler yapması çok önem kazanmaktadır.

Gelişmekte olan çocuklarda 4 potansiyel fiziksel risk vardır.

1- Görme sorunları
2- Duruş ve iskelet sorunları
3- Radyasyon riski
4- Daha az hareketten kaynaklanan fiziksel problemler

2- PSİKOLOJİK ETKİLER:

İnternet’in çekiciliğine kapılıp zamanının çoğunu bilgisayar önünde geçiren çocuklarda zamanla “İnternet Bağımlılığı” oluşmaktadır. İnternet bağımlılığı, T.V bağımlılığı, kumar bağımlılığı, aşırı yemek yeme gibi davranışsal bir bağımlılıktır. Buna bir tür” TEKNOLOJİK BAĞIMLILIKTA” diyebiliriz. Bağımlılıkta başlangıçta “biraz” olan oran farkına varmaksızın “çok” haline gelebilmektedir. Bazı çocuklar, bilgisayar bağımlılığına ve bunun olumsuz uzantılarına diğer çocuklara oranla daha yatkındır. Doğal olarak bu çocuklar sanal yaşamın çekiciliğini de en güçlü hisseden çocuklardır. Onlar için herhangi bir süre bile çok fazla olabilir.

Tehlike Sinyalleri

1- Bilgisayarda giderek daha çok zaman harcama
2- İçe kapanma, göz temasının kesilmesi
3- Daha çok ve sık bağlantıya geçme isteği
4- Toplumsal yaşamdan yaşıtlardan çekilme, yetişkinlerle sorunların olması
5- Yinelemeli beden hareketleri (İleri geri sallanma, parmakları gereksiz yere oynatma, dönme) yada kendi kendine konuşma
6-“Büyümüş de küçülmüş” davranışı. Fikrini benimsetme adına yeni öğrendiklerini sürekli aktarma isteği ve konu dışı konuşma
7- Yoksunluk belirtileri(bağlantı engellendiğinde titreme aşırı sinirlilik ve hayal kurma)
8- Yaşıt ilişkilerinden kopma ve bedensel ağırlıkta artış ve hareketsizlik.

3- SOSYAL ETKİLER

Sanal dünyadaki ilişkilerle gerçek ilişkiler arasındaki fark, çocuklar tarafından tam olarak ayrımlaştırılamamaktadır. Fiziksel kimliklerini ortaya koymaksızın ,sohbet odalarında dolaşmanın tehlikesi,ileri yıllarda gerçek sosyal hayattan çekilme davranışları ile kendini gösterebilecektir.

Gerçekte çok içe dönük biri internetle kendine güven duygusunu destekleyecek arkadaşlar edinebilir. Uzun süre internette chat yapan çocukların gerçek hayatta arkadaş edinme sıkıntısı çektiği yapılan araştırmalarla saptanmıştır. Bir araştırmada WEB gezintilerinde,çocukların kendilerini nasıl hissettikleri sorulduğunda cevap en çok “yalnız” olmuştur. Bu yalnız çocuklar giderek toplumda iletişim kurmakta zorlanmakta , topluma karşı olumsuz duygu ve düşünceler beslemeye başlamaktadır.

Ayrıca yine bir araştırmada; aşırı internet kullanan çocukların daha az kitap okudukları saptanmıştır.

Psk. Dilek Bozkurt



çocuk psikolojisi ana sayfasına dönmek için tıklayın



İDA PSİKİYATRİ MERKEZİ © 2009 | bize ulaşın