MAKALELERİMİZ

   - ÇOCUK PSİKOLOJİSİ -


OTİZM

Otizimde başlıca;

- Sözel ve sözel olamayan iletişimde
- Sosyal gelişim alanında ve
- Dış dünyaya duyulan ilgi alanlarında sorunlar gözlemlenir. Çocuk dış dünyada sınırlı sayıda uyaranla ilgilenir. Tekrarlayıcı davranışlar gözlemlenir.
Bu alanlarda yaşanan sorunlar, yaşam boyu sürer. Erkek çocuklarda görülme sıklığı fazladır.Otistik bebekler genellikle az ağlayan bebeklerdir.Çoğunlukla uslu bebek olarak adlandırılırlar. Otistik bebek kucağa alınmaya karşı tepkisizdir. Kucağa alındıklarında, bedensel temas kurmamak için uygun bedensel pozisyon almazlar. Sevgi göstermezler ve gösterilen sevgiye karşılık vermezler. Öpülme ve sevgi gösterisine karşı ilgisizdirler. Bazen bu iletişimden rahatsız olurlar ve ağlayarak tepki gösterirler.

Bebek 1-1.5 aylıkken göz kontağı kurar gülmesi anlamlıdır. Otistik bebekte göz kontağı kurma ve anlamlı gülme, ses çıkarma gibi sosyal etkileşime dayalı davranışlar gözlemlenmez.

Normal gelişimi olan bebek 7-8 aylık olduğunda anneyi ya da bakım veren kişiyi yabancılardan ayırteder ve ayrılma zorluğu yaşar.

Otistik bebeklerde yetişkine bağlanma gözlenilmez. Çoğunlukla cansız nesnelere bağlanma gözlemlenir.

Normal gelişimi olan bebek 9 aylıktan itibaren taklide dayalı oyunlar gözlemlenir.

Örneğin; cee, bay-bay vb. gibi. Otistik bebeklerde bu yaş dönemlerinde böyle taklide dayalı oyunlar gözlemlenmez.

Otistik bebekler oyuncaklara karşı ilgisizdirler. İlgilerini çeken oyuncaklar, yaşlarına uygun olmayan materyallerdir. Yaşıtlarının ilgisini çeken seslere karşı ilgi duymazlar.

Bazı otistik bebeklerde nedeni anlaşılmayan sürekli bir huzursuzluk hali gözlemlenir. Zor rahatlatılan bebeklerdir.

Beslenme sorunları gözlemlenebilir.Özellikle katı yiyeceklere geçmede sorun yaşanabilir. Otistik çocukta, dil gelişiminde sorunlar gözlemlenir. Konuşmasının gecikmesi ailenin dikkatini çeken belirtilerdendir. Bazen hiç konuşma olmayabilir.

Otistik çocukların çoğunda konuşmada gecikme yada konuşmanın olmaması gözlemlenir. Bazen 18 aylık oluncaya kadar ki konuşmada normal gelişim basamakları gözlemlenebilir. Fakat daha sonra konuşmadaki bu gelişimde gerileme yada durma gözlemlenir.

Konuşmanın olduğu az bir grupta ise konuşma kendine özgün bir biçimdedir. Örneğin; kendinden 3. şahıs olarak bahsetme , zamirleri uygun yerde kullanmama, kendince kelimeler uydurma gözlemlenir. Ayrıca konuşurken tek düze ve monoton ses tonu gözlemlenir. Ekolalik konuşma diye adlandırılan tekrarlayıcı konuşma gözlemlenebilir.

Oyun çağı dönemindeki, normal gelişimi olan 2 yaşındaki çocuk yaşıtlarıyla aynı ortamda oyun oynamaya başlar. Üç yaşında, yaşıtlarıyla karşılıklı oyunlar oynar. Otistik çocuklar yaşıtlarıyla karşılıklı ilişki kurmaz ve oyun oynamayı tercih etmezler. Otistik çocuk yaşıtlarıyla ilişki yerine nesnelerle ilişki kurarlar. Bu nesneler yaşına uygun olmayan ve sınırlı alandaki nesnelerdir. Yalnız olmayı tercih ederler. Sosyal ilişkilerde güçlük yaşanması otizimin en belirgin özelliklerindendir.

Bu dönemde ihtiyaçlarını karşılamak için insanları araç olarak kullanırlar. Yöneldikleri insanın tanıdık olup olmaması önemli değildir.

Okul öncesi dönemlerde taklide dayalı oyunları oynamazlar. Çoğunlukla donuk bir yüz ifadesi hakimdir.

Bir nedene bağlı olmayan ağlama veya gülme gözlemlenebilir.

Bu dönemde basma kalıp, tek-tip tekrarlayıcı davranışlar gözlemlenebilir. Örneğin; el çırpma, sallanma, dönme vb. gibi.

Sosyal ilişki başlatmaz ve sürdüremez. Çevresindeki nesneleri amacına yönelik kullanmaz. Bazen de nesnenin bütününe değil sadece bir ayrıntısına takılabilir. Örneğin; oyuncak arabanın sadece tekerliğini saatlerce çevirebilir. İlgilendiği nesneler anlamlı olmayan, alışık olmayan ve yaşına uygun olmayan oyuncaklardır.Kapak , kutu bayrak harita vb gibi.

Nesneleri koklama, ağızlarına alma, diliyle yalama gözlemlenebilir.

Günlük rutin işleri hep aynı şekilde yapma isteği gözlemlenir. Çevresindeki düzende sürekli aynılığı ister. Değişikliği istemez ve değişik durumunda aşırı tepki gösterebilir. Örneğin; Marketten hep aynı nesneyi alma, giyinirken hep aynı kıyafeti giyinme, ev yada okula aynı yoldan gitme vb. gibi davranışlar gözlemlenebilir.

Çevredeki uyaranlara karşı tepkilerinde sorun gözlemlenebilir. Örneğin; bazen ani ve büyük seslere tepki gösteremezken, uzaktan gelen küçük, ilgi çekmeyen seslere tepki gösterebilirler. Bazen de bu tepkilerinde aşırılık gözlemlenebilir.

Acıya karşı tepkisizdirler. Kendi bedenlerine zarar verici davranışlar gözlemlenebilir. Uyku ve beslenme sorunları okul öncesi dönemde gözlemlenebilir. Çoğunlukla hareketlilik otizimin belirtileri arasındadır.

Otistik çocukların çoğunluğunda zeka geriliği gözlemlenebilir. Az orandaki otistik çocukta yaşına uygun zeka düzeyi gözlemlenebilir. Fakat bu beceriler yaşamlarını kolaylaştırıcı özellikte yetenekler değildir.

Tuvalet alışkanlığı kazanmada gecikme ve zorluk yaşanabilir. Yabancı madde yeme gözlenebilir.

Tedavide, aileye yönelik sağlanacak destek önemlidir. Aile bireylerine problem tanıtmalıdır. Aile bireylerinin duygusal ifadeleri sağlanarak çaresizlik , red v.b. duygularıyla başetme becerileri desteklenmelidir. Aile bireylerinin durumla başetme becerileri desteklenmelidir. Otizimin belirtileriyle nasıl başedebilecekleri konusunda destek verilmelidir.Çocuktaki olumsuz davranışlarla başetme yöntemleri tanıtılmalıdır. Olumlu davranışlar kazandırabilme basamak ve yöntemleri tanıtılmalıdır.

Çocuğa yönelik eğitsel tedavide, bütün gelişim alanlarında bulunduğu düzey tespit edilmesi birinci adım olunmalıdır. Üst becerilere doğru çocuğa, hitap eden yöntem belirlenerek desteklenmelidir.

Bilişsel gelişimi destekleyecek akademik eğitim programı uygulanmalıdır. Programa; kavram eğitimi,büyük ve küçük kas gelişimini destekleyici çalışmalar dahil edilmelidir.

Konuşmayı artıracak dil eğitimini destekleyici çalışmalarla, çocuğun dili iletişim amaçlı kullanılması artırılmalıdır.

Çocuğun ilgi alanlarının çoğaltılması desteklenmelidir. Sosyal becerileri artırılması, amaçlar arasında olmalıdır. Duygu ifade becerileri kazandırılarak, duygusal iyileştirilme desteklenmelidir. Tüm yaklaşımlarda amaç, çocuğun bağımsızlığının ve uyumunun artırılmasıdır.




çocuk psikolojisi ana sayfasına dönmek için tıklayın



İDA PSİKİYATRİ MERKEZİ © 2009 | bize ulaşın