MAKALELERİMİZ

   - ÇOCUK PSİKOLOJİSİ -


TİK BOZUKLUKLARI

Tikler; bir dış uyaran olmaksızın ortaya çıkan istem dışı, tekrarlayıcı hareketler veya sesler olarak tanımlanabilir.

Motor tikler, bazı kas yada kas gruplarının aralıklı kasılmasıdır. Ani olarak ortaya çıkar ve sıkça tekrar ederler. Kas gruplarına ait tikler yüzün değişik bölümlerinde göz kırpma, dudak emme, kaş yada göz kapağı hareketleri, yüz buruşturma şeklinde gözlemlenebilir. Bedenin çeşitli bölgelerinde omuz, el, ayak, parmak hareketleri,atlama, sıçrama, adımların tekrar edilmesi, dokunma şeklinde görülebilir.

Nesnelerin,yiyecekleri yada insanları koklama, öpme,yalama tarzında gözlemlenebilir.

Ses tikleri boğaz temizleme, burun çekme, ses kelime ve hece tekrarları küfretme tarzında gözlemlenebilir.

Bir çocukta bir yada birden fazla tik aynı anda görülebilir. Bazen bir tik bitip diğeri başlayabilir.

Tik bozuklukları olan çocuklarda bazen öğrenme güçlüğü, kompulsif bozukluk, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu gibi nöropsikiyatrik bozukluklardan birisi gözlemlenebilir.

Tiklerin varlığı çocuk için yorucu ve stres kaynağı olabilir. Bu durum sosyal ilişkilerini olumsuz etkileyebilir. Çocuk tiklerini kontrol etmeye yönelirse günlük hayat içinde aktifitelerde katılımını ve verimini düşebilir.

Kas tikleri çocuğun hareket alışkanlığını etkileyebilir. Ses tikleri konuşmayı etkileyebilir buna bağlı çocukta yetersizlik duygusu ve sosyal ortamlarda konuşmaktan sakınma davranışı gözlemlenebilir.

Tik bozukluğu çocuğun özgüvenini olumsuz yönde etkileyebilir. Sosyal uyumu azalabilir, arkadaş edinmekte zorlanabilir.

Tiklerin oluşumunda psikolojik etmenler rol oynar. Tikler başedilmeyen bir stres faktörünün ya da iç çatışmasının bir belirtisidir.

Çocuğun yeteri ilgi ve sevgi göremediği aile ortamlarında ve duygusal yoksunluk içinde olduğu durumlarda tik yada tikler gözlemlenebilir.

Çocuğun kapasitelerinin üzerinde ebeveyn beklentilerinin olması ve kapasitelerini zorlayıcı durumlarda tikler gözlemlenebilir. Ayrıca çocuğun yaptıklarının ebeveyn tarafından yeterli görülmeyip başkalarıyla kıyaslamada tik oluşumunu destekleyen yaklaşım biçimidir.

Aile içindeki bireyler arasında iletişim olmaması, çatışmaların olmasında destekleyici unsurlar arasındadır.

Çocuğun içinde yaşadığı ortamın güven verici olmaması, kaygıyı ve korkuyu besleyen yaklaşımlara maruz kalması diğer bir nedendir. Ayrıca öfke, gerginlik gibi duygu durumlarına uzun süre maruz kalmasında tiklerin ortaya çıkmasını sağlayan unsurlar arasındadır.

Tikler yukarıda belirtilen duygusal yakınlığı besleyen tutumlarla ortaya çıkabileceği gibi taklit yoluyla öğrenebilir.

Bütün tik bozuklukları, organizma strese maruz kaldığı durumlarda ve direk tiki kontrol edilmeye çalışıldığında artış gösterir. Zaman zaman seyri şekli ve şiddeti azalabilr.

Tedaviye tik yada tiklerin kaynağını belirlemekle başlanılmalıdır. Nöropsikiyatrik hastalıkların varlığında ilaç ve psikoterapik yaklaşımla tedavi gerçekleştirilebilir. Nöropsikiyatrik bir hastalık olmadığı durumlarda öncelikle huzursuzluk yaratan stres kaynağının ortadan kaldırılmaya yada azaltılmaya çalışabilir.

Psikoterapi ile çocuğun iç çatışmaları çözümlenmesiyle beraber duygusal olarak desteklenmelidir. Aile içi işletişim becerileri arttırılmalıdır.

Direkt tikin üzerine dikkat çekilmemelidir. Bu nedenden dolayı çocuğu eleştirmek, cezalandırmak, aşağılamak,kıyaslamak, taklit etmek gibi yaklaşımlar oldukça sakıncalıdır.




çocuk psikolojisi ana sayfasına dönmek için tıklayın



İDA PSİKİYATRİ MERKEZİ © 2009 | bize ulaşın