MAKALELERİMİZ

   - YETİŞKİN PSİKOLOJİSİ -



GELİNİM OLUR MUSUN?

Son günlerde televizyonda izlenme rekorları kıran bir program. Ana teması gelin-kaynana ilişkilerine dayalı olan programı sanırım izlemeyen yoktur. Bu perspektiften yola çıkarak gelin kaynana ilişkilerine kısa bir göz atalım.

Öncelikle program yapımcılarını kutlamak gerekiyor. Çünkü programın ticari başarısı çok yüksek. Bu başarının altında "Bu toplumda ne prim yapar?" sorusunun yanıtının iyi bulunmuş olması yatıyor. Gelin-kaynana çatışması deyip geçmeyin, geçenlerde Sivas’ta gelin-kaynana arasında çıkan bir tartışma; polisin olaya panzerlerle müdehale etmesini gerektirdi. Olayın sonucu fıkra gibi. 1 ölü 2’si ağır 7 yaralı... Aynı zamanda olaya karışan bir ailenin de evi yakıldı.

Gelin-kaynana çatışması çok eskilere dayanmaktadır. Günümüzden 4000 yıl öncesinde de bu çatışmaların olduğuna ilişkin kanıtlar bulunmuştur.

Gelin-kaynana çatışması, bizim gibi ataerkil ve geleneksel toplumlarda en fazla gündemi meşgul eden konulardandır. Çocukluktan beri ister kız ister erkek olun; hafızanızda aileniz ve misafirlerin anlattıkları pek çok gelin-kaynana çatışmasının izlerini bulursunuz. Özellikle; komşular arası dedikodu liginin en sarsılmaz konularından biridir. Hatta "gel bir kahve içelim" davetinin ardında bile çoğunlukla "gel seninle biraz kaynanamızı çekiştirelim" daveti yatmaktadır, çünkü her kadının ortak yanı bir kaynanaya sahip olmasıdır.

"Neden bu programı izliyoruz?" sorusunun ilk yanıtı; toplumdaki önemli bir çoğunluğun ortak sorununu ele almış olmasıdır. Diğer bir nedenini ise, toplumsal merak duygumuzda aramak doğru olacaktır. Bizler sanayileşme ve kentleşme ile birlikte çok fazla yalnızlaşmaya başladık. İş hayatı, trafik ve televizyon çok fazla vaktimizi almaya başladı. Ancak insan, sosyal bir varlık aynı zamanda. İnsanlarla konuşmak, belirli konuları paylaşmak ve başka insanların ne yaşadığını bilmek istiyoruz. Başka insanların başına nelerin geldiğini öğrenmek istiyoruz. Bu program bize başkalarının hayatlarını evimizden gözetleme imkanı sunuyor ve bu sayede bir nevi sosyallik yaratılmış oluyor.

İnsanlar, toplumsal olaylarda kendilerine söz hakkı verilmesinden hoşlanırlar ve kendi seçimlerine saygı duyulmasını isterler. Bu tür yarışmalar, izleyicilere katılım hakkı tanıyorlar. Böylece telefonu ile mesaj gönderen kişi, kendi fikrinin alındığını ve kendisinin sonucu değiştirmede önemli olduğunu hissediyor.

İzleyiciler bu programlarda telefonla oy vererek istedikleri adayı seçmeye çalışıyorlar. Böylece izleyici, hayatında görmek istemediği ancak hayatından çıkaramadığı şeylerin bir yansıması olarak yarışma programında görmek istemediği bir kişiyi programdan çıkarmaya çabalıyor. Kendi kaynanasını bir türlü hayatından çıkaramayan mazlum gelin, kayınvalidesine benzettiği kişiyi yarışmada alt sıralara itmeye, hayallerindeki kaynanayı ise üst sıralara çıkarmaya çalışıyor. Aynı zamanda kendisine benzettiği, ezildiğini düşündüğü gelin adayını da korumaya çalışıyor.

Kaynanalar da hayallerindeki gelini korumaya, kendilerine benzettikleri kaynanayı da birinci seçmeye çalışıyor. Bu sayede gelin-kaynana çatışmaları sanal bir ortamda duygusal tatmin sağlıyor.

Kaynananızla mutlu günler dileği ile...

Psikolog Ferahim Yeşilyurt



yetişkin psikolojisi ana sayfasına dönmek için tıklayın



İDA PSİKİYATRİ MERKEZİ © 2009 | bize ulaşın