MAKALELERİMİZ

   - YETİŞKİN PSİKOLOJİSİ -



Güvensiz aşık, sevgilisinin cebini karıştırıyor

Bilgisayar, cep telefonu insanlar arasındaki iletişimi hızlandırdı. Artık aşklar da hızlı yenilen yemekler gibi hızlı başlıyor, hızlı bitiyor. İlişkideki doğal aşamalar yaşanıp geçilmediği için de, her şeyin başındayken kıskançlık krizleri, kısıtlamalar başlıyor. Özellikle de gençler bu kısıtlanmaları normal karşılıyor. Internatinonal Hospital ve Bakırköy Acıbadem Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Dr. Ali Ayas, sevgililerin güvensizlik ve kıskançlık yüzünden birbirinin cep telefonlarını karıştırdığını, çanta ve ceket ceplerini kontrol ettiğini söyledi.

İletişimin kolaylaşması, aslında ilişkileri zorlaştırıyor. Büyük bir aşk yaşadığınızı zannederken, karşınızdakinin de sizinle aynı hızda aşk yaşayabileceğini düşünüyorsunuz. Oysa üçüncü kişi riski her zaman var. Sevgiliniz, sizinle cep telefonuyla konuşurken, bir yandan da internette bir başkasıyla konuşabiliyor.

Taraflardan biri güvensizleşmeye başlıyor ve ardından birçok kısıtlama geliyor. Giysiler, tavırlar, gidilen yerler, eve gidip geliş saati kısıtlanırken, cep telefonundaki numaralar sık sık kontrol ediliyor. Ancak özellik de kadınlar bunu çok sevildikleri şeklinde yorumluyor. Bu güvensizlikten başka bir anlam taşımıyor.

SEVGİLİM DÖVÜYOR, O HALDE ÇOK SEVİYOR

Psikiyatri Uzmanı Dr. Ali Ayas, genç kızların kısıtlanma uğruna erkek arkadaşları tarafından dövülmelerini bile çok sevilmelerine bağladıklarını belirtiyor. Eve gidiş geliş saatlerine, artık anne ve babaları değil, sevgilileri karar veriyor. İşte burada aşk ve tutkunun son günlerde, ilişkilerde birbirine çok karıştırıldığını anlatan

Dr. Ayas, şunları söyledi:

“Bu ilişkiler baştan aşağı yanlış. Kısıtlamalarla doğulu bir tarz, ama cinselliğin özgürce yaşanması bakımından batılı bir tarz birbirine karışıyor. Çok sevildikleri için kısıtlanıp dövüldüklerini düşünmeleri de baştan sona yanlış. Gerçek sevgi varsa bunların hiçbiri olmaz. Sağlıklı ilişkilerde, taraflardan biri gitmek isterse, diğeri onun gitmesine izin verebilendir. Vedalaşmayı da bilmek gerekiyor. Ya benim olursun ya da toprağın anlayışı, gerçek sevginin dışında. Bu bir tutku, aşk değil.

GENÇLER AŞKI, ACI ÇEKMEK SANIYOR

İlişkilerde aşk ve tutku kavramları o kadar birbirine karışıyor ki, televizyon kanallarındaki dizilerin öyküleri bile bu kargaşa üzerine kurulu. Gençler artık, kısıtlanma, kıskançlık, acı çekme duygularının yoğun olduğu ilişkileri gerçek ilişki sanıyor. Bir genç birkaç tane böyle ilişki yaşadığında bunu aşk sanıyor. Sonra umudumu kestim, aşk diye bir şey yok diyor, günü birlik ilişkiler yaşamaya başlıyor. Dr. Ali Ayas, psikiyatride aşkın tanımının şöyle yapıldığını söylüyor: “Bir benliğin diğer benlikle, sanki sınırları yokmuşçasına bir arada olma arzusu. Yeri geldiğinde bu iki benlik (iki sevgili) birbirinden ayrılırsa, aradaki sınır korunur. Hastalıklı aşkta bu benlik sınırı ortadan kalkar. İşte şiddet ve öldürme de burada devreye giriyor. Bunlar kendi benliğinin sınırını koyamamış, olgun kişilik geliştirememiş kişilerin tutkusuyla ortaya çıkıyor. Aşkta mutlaka terk edilmek, acı çekmek gerekmiyor.” 07’07



yetişkin psikolojisi ana sayfasına dönmek için tıklayın



İDA PSİKİYATRİ MERKEZİ © 2009 | bize ulaşın