MAKALELERİMİZ

   - YETİŞKİN PSİKOLOJİSİ -



SINIRLARI KORUMAK

. Gelin-kaynana çatışmalarıyla ilgili yazıya çok olumlu tepkiler oldu. Bir program bu konuda röportaj yaptı. Pek çok soru geldi. Gelinlerin kaynanaları ile ilgili sorunlarının olduğu anlaşılıyor.

Bunlardan birkaçını örnek vermek isterim:

* Kaynanamla aynı binada oturuyoruz. Her şeyimize karışıyor.
* Eşimle evliliğimize sürekli karışıyor.
* Eşim ailesine sürekli para harcıyor. Bu beni çok rahatsız ediyor.

Yukarıda ifade edilen sorunlar evlilikte ciddi sorunlara neden olabilmektedir. Bu sorunları genel olarak incelediğimde çiftlerin kendi ailelerine yönelik sınırlarını yeterince oluşturamadıklarını görüyoruz. Kişisel sınırlarını daha iyi belirleyebilen ve koruyabilen batı toplumlarında bu tür sorunları daha az görmekteyiz.

Her mutlu insanın (bu bir çocuk da olsa) özel bir yaşamı, kendine ait kararları, belli ölçüde bağımsızlığı, özel hobileri ve arkadaşları olmak zorundadır.

Eşlerin birbirlerinin ve çocuklarının yaşam alanlarını daraltmaları aile bireyleri arasında sorunlara neden olmaktadır. Peki, sınırlar bu denli önemliyse, neden bu konuda yeterince başarılı olamıyoruz? Kendi sınırlarımızı belirlemede ve sınırlarımızı korumada neden etkili olamıyoruz? Bu soruların yanıtı çocukluktan itibaren yetiştirilme biçimimizde yatmaktadır. Geleneksel aile yapısında "iyi çocuk" kavramı; kendisini ifade edebilen, kendi sınırlarını koruyabilen kişi olmaktan ziyade, otoriteye (anne-baba-öğretmen) boyun eğen, kendi düşünceleri yerine otoritenin beklentileri doğrultusunda davranan kişi olmakla eşdeğerdir.

Çocuğa yemediği halde zorla yemek yedirmeye çalışan anne, çocuğun yediği yemeği yeterli bulmayınca daha fazlasını yedirmeye çabalayan anne, çocuğunun günlüğünü gizli gizli okuyan anne, çocuğunun odasını kendi istediği gibi düzenlemeye çalışan anne çocuğunun sınırlarını ihlal etmektedir. Çoğu zaman farkında olunmadan yapılan bu tür davranışlar, çocuğu kendi sınırlarını belirlemesini zorlaştırmaktadır.

Bunların yanı sıra 3-4 yaşından itibaren çocuğa bir mesleği (örneğin; doktorluk, mühendislik vb.) empoze etmeye çalışmak da çocuğun kendi isteklerini yerine getirmesini engellemektedir.

"Anne-babaya karşı gelinmez" anlayışı da çocuğun sınırlarını korumasını güçleştirmektedir. Anne-babaya bazı konularda kişisel sınırlarını korumak için "hayır" diyen çocuk aile tarafından sert bir dille eleştirilirse, çocuk yoğun suskunluk duyguları yaşayabilir ve bu duygu ile tekrar karşılaşmamak için de anne babasının istediği gibi davranmaya, dolayısıyla sınırlarını yok saymaya başlayabilir. Ancak bugün size karşı sınırlarını koruyamayan, "hayır" diyemeyen çocuk, yarın arkadaşlarına karşı da "hayır" diyemeyebilir.

Bu doğrultuda size önerim;

çocuğunuzun sınırlarını belirlemesi için onun sınırlarına saygılı olmanız ve sınırları ihlal etmekten kaçınmanız yönündedir.

Mutlu günler dileğiyle... Psikolog Ferahim Yeşilyurt



yetişkin psikolojisi ana sayfasına dönmek için tıklayın



İDA PSİKİYATRİ MERKEZİ © 2009 | bize ulaşın