MAKALELERİMİZ

   - YETİŞKİN PSİKOLOJİSİ -



ALKOL BAĞIMLILIĞI

Alkol, sigara gibi alışkanlıkların son yıllarda özellikle gençler arasında hızla yayıldığı görülmektedir. Batı ülkelerinde çok daha önce ortaya çıkan bu sorunlar, yakın tarihlerde bizim ülkemizi de ciddi biçimde tehdit etmeye başlamıştır. Alkol kullanımına bağlı sorunlar, çağımızın en önemli sorunlarından biridir. Bireyin beden ve ruh sağlığı, aile, toplumsal ve iş yaşamını tehlikeye düşürmekle kalmamakta trafik kazaları, suça yönelme gibi toplumsal ağırlıklı zararlara da neden olmaktadır.

Alkolün beyne ilk etkisi yorum ve düşünmeyi kontrol eden bölgeyi yavaşlatmasıdır. Böylece kişinin hatırlama, anlama, karar verme gibi normal zihinsel işlevlerini yerine getirmesini engeller. Bu bölgenin yavaşlaması da kişinin davranışlarını etkiler. Rahatlama nedeniyle kişi önce kendini serbest ve neşeli hisseder. Daha sonra kol ve bacak hareketlerinde, açıkça konuşmada ve dengesinde bozulmalar görülür. Uzun süreli devam eden alkol kullanımında en çok hasar beyin üzerinde olmaktadır. Aynı zamanda da alkolün Karaciğer üzerinde (Siroz ), mide üzerinde (bulantı, kusma, gastrit, ülser vb.) ve iltihaplı hastalıklarda da büyük etkisi vardır.

Gençlerin büyük çoğunluğunun içkiye arkadaş topluluğunun başladığını görmekteyiz. Özellikle karşı cinsin de bulunduğu bir ortamda içkiyi reddeden genç grubun önünde alay konusu olabilir. Bunu engellemek için istemese de içkiyle tanışabilir; çünkü genç aynı zamanda akran grubunun değer ölçülerini benimsemek ve onlarla bir paylaşım içine girmek ister. Özellikle ekonomik olanakları fazla olan kesimde bulunanlar, arkadaşları tarafından kabul edilmek, daha fazla popüler olmak ve bir parti veya toplantıda daha rahat davrasnabilmek için alkol kullanımına yönlenebilmektedirler.

Başlangıçta çok az ve nadiren alınan alkol, zamanla artmaya başlamakta ve biyolojik bağımlılık yaparak, bırakması güç bir alışkanlık halini alabilmektedir. Hiç bir alkol bağımlısı bir gün bağımlı olabileceği düşüncesi ile alkole başlamamıştır. Kullandığı alkol nedeniyle özel yaşamında, ailesinde ve iş yaşamında problemler yaşayan bir alkol bağımlısı, muhtemelen alkol kullanmaya başladığı ilk günlerde belki sadece arkadaşlara özenmek, vakit geçirmek, akranları gibi davranmanın dışında bir şey düşünmemiştir.

Anne babadan biri veya ikisi de alkol bağımlısı olan gençlerin, anne babaları alkol kullanmayan gençlere göre alkol bağımlısı olma riski 3 misli daha fazladır. Bu nedenle, yakın çevresinde (anne, baba, hala, teyze vb.) alkol kullanılan gençler, kendilerinde de kalıtımsal bir yatkınlığın bulunduğunu bilmeli, içkiden uzak durmalıdırlar. İçki içtikleri taktirde, kalıtımsal yüklülüğü olmayan yaşıtlarına göre, süratle bağımlı hale gelebileceklerini bilmelidirler.

İçkili bir ortamda bulunan gençler kendilerine yapılan bir içki teklifine karşı evet demek zorunluluğunun olmadığını bilmelidirler. Hatta ne istediğini bilen ve bilinçli bir seçim yapan yapan kişiler başkalarının gözünde de yücelirler. İçkiyi erkeklik göstergesi veya gösteriş aracı olarak kabul eden gençlerde alkollü içkilere karşı kısa sürede alışkanlık başlayabilir. Oysa içkiye dayanıklı olmak veya çok içebilmeyi bir hatırlamak, bizi daha bilinçli davranışlara itecektir.

İçki konusundaki biyolojik yatkınlıktan bahsettikten sonra kısaca psikolojik yatkınlıkla ilgili de dikkat edilmesi gereken konuları özetlersek;

Boş zamanlarını etkin biçimde değerlendiremeyen gençler,
Anne babaları arasında sık sık tartışmaların veya kavgaların olduğu gençler,
Boşanmış ailelerin çocukları,
Kendisi için yaşamsal hedefler belirleyememiş, amaçsız gençler,
Aileden hiç bir sorumluluk verilmemiş, bağımlı yetiştirilmiş gençler ve özgüven eksikliği içinde olan gençlerin alkole bağımlı hale gelme ihtimalleri daha yüksektir.

Alkol kullanımında biyolojik ve psikilojik yatkınlığı olan gençlerin alkol kullanımı konusunda daha dikkatli olmaları gerekmektedir. Kendi potansiyel ve yeteneklerini ne şekilde kullanabileceğini bilen, hangi koşulların, hangi arkadaşların, nasıl bir yaşam biçiminin ve hangi alışkanlıkların kendisi için zararlı olabileceğini görebilen gençler, kendi yaşam biçimini en uygun bir şekle sokarak, alkollü içecekler gibi zararlı alışkanlıklar edinmeyeceklerdir.

Psikolog Ferahim Yeşilyurt



yetişkin psikolojisi ana sayfasına dönmek için tıklayın



İDA PSİKİYATRİ MERKEZİ © 2009 | bize ulaşın